|
İLK YARDIM
Herhangi bir kaza veya hayatı
tehlikeye düşüren bir durum karşısında sağlık personelinin
yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması yada durumun
daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla ilaçsız olarak
yapılan uygulamalara ilkyardım denir.
İlkyardımcı kişiler aldıkları eğitimlerle sağlık mesleğine
mensup kişilerin yetki ve sorumluluklarını kazanmadıklarını
bilmelidirler. İlkyardım eğitimi kişilere sağlık
personelinin yetkisinde bulunan bazı uygulamaları yapabilme
yetkisi vermeyecektir.
İlkyardımcı, uygulamalarda kesin karar verme yetkisinin
sağlık personelinde olduğunu bilmelidir. Onun yardımcısı
durumunda hareket etmeli ve tartışmamalıdır. Hasta en
yakındaki sağlık kuruluşuna götürülmeli uzak hastanelere
götürülmeye çalışılmamalıdır.
İlkyardım yapan kişinin
özellikleri
Sakin olmalıdır, telaşa kapılmamalıdır. Hasta ile onu
rahatlatacak tonda konuşmalıdır. Hiçbir zaman kendi can
güvenliğini tehlikeye atmamalıdır. Kendi can güvenliğini
aldıktan sonra müdahale etmelidir. Çevrede bulunanları
organize etmeli (polis, itfaiye, ambulans çağırma konusunda),
hastaya müdahalede önem sırasını iyi bilmeli örneğin nefes
almayan bir hastanın ayağında kanayan bir yara ile
uğraşmamalıdır.
İlkyardım ilkeleri ve
öncelikler
Öncelikli amaç yaralı kişinin hayatının korunması ve mevcut
sağlık durumunun daha kötüleşmesini önlemektir. Kanaması
olan bir hastanın kan kaybı devam ettikçe mevcut durumu da
kötüleşecektir. Kanama durdurulursa mevcut durum korunmuş
olur ve sıra iyileşmeyi kolaylaştırıcı önlemlere gelir.
Örneğin yara su ve sabunla yıkanır ise enfeksiyon oluşma
riski azalır ve iyileşme hızlanmış olur.
Hastanın boynunu sıkan kravat düğme vs. gibi şeyler
gevşetilir. Solunum kontrol edilir. Durmuş ise yapay solunum
yapılır. Hastanın kalbi kontrol edilir. Eğer kalp atımı yok
ise gecikmeden kalp masajı uygulanır. Kanama kontrolü
yapılır kanama varsa daha sonra anlatılacak olan tekniklerle
durdurulur.
Çevredekilerin hastanın başına toplanıp onu huzursuz edecek
biçimde konuşmaları engellenir. Kazazede kendine gelse,
kendini iyi hissetse bile durumundan emin olunmadan ayağa
kalkmasına izin verilmemelidir. Bilinci kapalı hastalara
ağızdan hiçbir yiyecek ya da içecek verilmez. Hastanın
üzerine bir battaniye örtülerek ısıtılması gereklidir. Kaza
ortam koşullarına bağlı ise hasta hemen ortamdan
uzaklaştırılmalıdır (örneğin gaz zehirlenmesi) ancak böyle
bir neden yoksa hastanın yerinden kıpırdatılmaması esastır.
Kırık varsa kırık bölgesi hareketsiz bırakılır. Şok var ise
şokla savaşılır. Bilinci açık ise sakinleştirilir. Hastanın
ağzında toz, toprak, kırık diş vs. olabileceği akla
getirilmeli ve temizlenmelidir. Hastaya turnike uygulanmış
ise bu bildirilmelidir. İlkyardımcının kaza yerinde
kalmasını gerektirecek bir neden yoksa hastaneye kadar
yaralı ile birlikte gitmelidir.
İlkyardımın A B C'si
A: Hava yolunun açılması
B: Solunumun düzenlenmesi
C: Dolaşımın sağlanması
Hastaya saplanmış herhangi bir şey varsa ve bunlar çıkartılmaya çalışılırsa hasta ölebilir.
Ameliyatla hastanede çıkartılır. Mümkünse kesilir veya
sökülür. Elbiselerin çıkartılmasında hırpalayıcı
hareketlerden kaçınılmalıdır. Önce sağlam kol ve bacak
çıkartılır. Hırpalanma olacaksa kesilip çıkartılmalıdır.
Yanık olan bölgelerde elbiseler kesinlikle sıyrılmamalı
kesilip çıkartılmalıdır.
Hastanın veya ilkyardımcının hayatını tehdit eden bir durum
yoksa hastanın durumu kontrol altında değilse hareket
ettirilmemelidir taşımaya en elverişi araç sedyedir.
Bilinç kaybı ve koma
Bilinç kapalı kişilerde 5 duyu ile algılama ortadan kalkar.
İleri derecede komada ise ağrılı uyaranlara cevap
veremez.bilinci kapalı kişiler.
1- Yardım isteyemez.
2- Dikkatli değerlendirilemez ise ölü sanılabilirler.
3- Nedene yönelin tahmin hayat kurtarabilir.
4- Kolayca zarar görebilirler.
5- Solunum yolu tıkanmış olabilir.
6- Hasta kusabilir kusmuk solunum yollarına kaçabilir.
7- Refleksler ortadan kalkmıştır.
En ileri bilinç kaybına koma denir. Çeşitli nedenlerle
oluşabilir. İlk olarak hava yolu açılır. Soluk alıyor ise
koma duruşuna getirilir. Soluk almıyor ise yapay solunum
başlanır. Nabız kontrol edilir. Kalp durmuş ise yapay
solunumla birlikte kalp masajı ile birlikte yapay solum
devam ettirilir. Kalp ve solunum geri döndükten sonra koma
duruşuna getirilerek hastaneye nakledilir.
Kafa travmalarına bağlı komalar
Beyin sarsıntısı, zedelenme, kanama koma nedeni olabilir.
Kaza sonrası kulaktan veya burundan kan veya beyaz bir sıvı
gelmesi kırık riskini ve ileri derecede beyin sarsıntısını
gösterir. Kafa travmasına uğrayan kişinin muayenesi normal
olsa bile 24 saat süre ile yalnız kalmamalıdır. Derin uykuya
dalar ve uyanmazsa, fışkırır tarzda kusarsa en yakın
hastaneye götürülmelidir. Bu süre içinde ağrı kesici ve uyku
ilacı verilmemelidir.
Ölüm
Çevre ile anlamlı iletişim kurma yeteneği kaybolur. Bilinç
kaybı ve hava yolu tıkanıklığı bunu izler dil kökü geriye
kayarak soluk borusunun ağzını kapatır. Daha sonra solunum
durur. Solunum ile sağlanan oksijenin kesilmesinin 1-2 dk
ardından kalpte durur. Kalbin durmasına klinik ölüm denir.
Kalbin durması ile bütün hücrelere oksijen gitmesi
engellenir. Oksijensizliğe en duyarlı hücreler beyin
hücreleridir. 4-6 dk sonra beyinde geri dönüşü olmayan doku
ölümü olur. Beyin hücreleri öldükten sonra kalp çalışacak
olursa kişi bitkisel hayata girer. Soğukta beyin ölümü
gecikebilir. İlkyardımcı kişinin ölüp ölmediğini
değerlendirmelidir. Nabız alınmıyorsa (boyundan, bilekten,
kasıktan) kulak göğse dayanıp dinlendiğinde ses
duyulmuyorsa. Soluk almıyorsa, gözler mat bulanık ve kaymış
durumda ise her iki gözbebeği de ileri derecede genişlemişse
vücut gittikçe soğuyorsa ölmüş demektir.
Görüldüğünden daha önemli olan
durumlar
Bilinç kaybı
İç kanama olasılığı kuşkusu
Püskürür tarzda kusma kafaya darbe geldikten sonra veya
darbe ile birlikte bilinç kaybı olması.
Delici yaralar
Eklemlere yakın yaralanmalar
Kırık olasılığı
Göz yaralanmaları
Elektrik çarpması
Etkeni bilinmeyen zehirlenmeler
Hava yolu tıkanıklığı
Oksijen olmazsa hücreler kaçınılmaz olarak ölürler. Beyin
hücreleri oksijene en duyarlı olanlardır. Genellikle
oksijensizliğe 3 dk dayanabildiği kabul edilir. Kalp
hücreleri oksijensizliğe 20-30 dk dayanabilirler. Deri ve
tırnaktaki hücreler oksijensizliğe en çok dayanan
hücrelerdir. Solunum dakikada 12-20 kez olur. Ve beyin sapı
tarafından kontrol edilir. Solunum yolu tıkanırsa 2 dk
içinde bilinç kaybı olur. 5-10 dk içinde kalp durur. Hava
yolu tıkanıklığına dilin geri kaçması, yabancı cisimler
nefes borusunun şişlikleri ve ödemi neden olur.
Dil tabanının geriye sarkmasına bağlı tıkanıklıklarda hava
yolu birkaç yöntemle açılabilir. Sırtüstü yatırılır. Baş
geri bükülür boyun desteklenerek kaldırılır. Boyun kırığı
riski varsa yapılmamalıdır. Bebekler dede uygulanabilir.
Baş bükülürken çene kaldırılması. Buda boyun kırığı riski
varsa yapılmamalıdır.
Üçlü havayolu manevrası
Baş geri bükülürken çene öne
çekilir alt dudak aşağı itilir.
Çeneye baskı yöntemi hasta sırtüstü yatarken çene öne
çekilir baş nötral durumda kalır. Boyun kırığı riskinde
uygulanabilir.
Koma duruşu
Hasta sol yana çevrilir.sol bacak ve kalça içe
bükülür. Baş kol üzerinde yarı yüzüstü durumudur. Boyun
kırığı tehlikesi varsa kullanılmaz.
Yabancı cisim
Hasta birden bire konuşamaz hale gelir. Soluk alamadığını
belirten işaretler yapar. Hastanın öksürükle yabancı cismi
çıkarabilmesi için akciğerlere kısmen hava girmesi
gereklidir.
Sırta darbe yöntemi ile kürek kemiklerinin arasına el tabanı
ile 4 kez sert darbe vurulur. Göğüsten desteklenmelidir.
Elle bası; Karnın üst kısmına veya göğse bası yaparak adeta
yapay öksürük oluşturma durumudur. Çocuk ve bebeklerde karna
baskı uygulanmamalı sırta darbe ve göğse baskı
uygulanmalıdır.
Parmakla sıvazlama; Bu yöntemler etkisiz kaldı ise çene ve
dil başparmak ve parmaklarla yukarı çekilir. Nefes borusunun
ağzı görülür. Bu uygulama ile öksürük refleksi uyarılır elin
işaret parmağı ile boğaza yakın cisimler çıkartılır. Başka
bir cisim sokulmalıdır.
Solunumun durması
Solunumu durmuş kişilerde vakit kaybetmeden yapay solunuma
geçilmeli buda ağızdan ağza veya ağızdan buruna hava
verilerek yapılmalıdır. Çoğu zaman suda boğulmalarda
hastanın midesindeki ve akciğerindeki suyu çıkartmak için
gereksiz yere zaman kaybedilmektedir. Oysaki midedeki suyun
herhangi bir zararı yoktur. Akciğerdeki suyunda çıkarılması
mümkün değildir.
Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır. Ağız içi
sıvazlanarak içinde kusmuk, toprak, yosun, kırık diş, takma
diş vs varsa çıkartılır. Çene yukarı çekilirken baş hafif
geri yatırılır. Ağızdan solunum yapılacaksa burun burundan
yapılacaksa ağız kapatılır. Derin nefes alınır. Çapraz
olarak ağız ağza yerleştirilir. Göğsün kabarmasına yetecek
kadar nefes verilmelidir. Baş yana çevrilerek yeniden nefes
alınır. Bu işlem 3-4 sn de bir tekrarlanır. Hastanın kendi
solunumu gelene kadar tekrarlanır.
Kalp durması
Kalp Durmasında hastanın bilincinin kapalı olduğunu kalp
atımlarının nabız hissedilmediğini görürüz. Boyunda şah
damarı kalp atımlarının en kolay hissedildiği yerdir.
Kalp masajı;
kesinlikle kalp durduğundan emin olduktan sonra
yapılmalıdır. Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır.
Hastanın ayaklarının altına bir yastık konur. Kalbe kanın
dönüşü kolaylaşır. Göğüs kemiğinin 1/3 alt kısmına gelecek
şekilde el ayası altta diğer el ayası alttaki elin üstünde
olacak şekilde baskı uygulanır. Parmaklar göğse
değmemelidir. Kollar dirsekten bükülmeden baskı uygulanır.
Normal bir erişkinde göğüsün 4-5 cm aşağı inmesi yeterlidir.
Dakikada 80-100 kez masaj yapılır. Her 5 kalp masajından
sonra 1 kez yapay solunum yaptırılır. Eğer tek kişi var ise
her 15 kalp masajından sonra 2 kez yapay solunum yaptırılır.
Suda boğulma
İster tuzlu suda ister tatlı suda boğulma olsun yapılacaklar
aynıdır. Boğulma sırasında soluk borusunun kasılmasına bağlı
olarak çok az miktarda su akciğere gider. Soğuk havada suda
boğulanlarda 20-30 dk geçse bile yapay solunum ve kalp
masajına başlanmalıdır.
Şok
Kan dolaşımının etkin olarak çalışabilmesi için kalbin pompa
görevini yapması, kapalı damar ağının ve dolaşım sisteminin
bütünlüğünün korunması ve yeterli miktarda kan hacminin
bulunması gereklidir. Bu bölümlerden herhangi birinde bir
eksiklik olursa dokulara kan iletimi bozulacak ve şok
oluşacaktır. Kalp dakikada yaklaşık 8 litre kanı damarlara
pompalar. Kalp krizi, şiddetli kanamalar, aşırı sıvı
kayıpları, büyük yanıklar, aşırı isal, kusma, karın içi
iltihaplanmalar, karın ve başa şiddetli darbelerde aşırı
korku ve heyecanlanmalarda şok görülebilir.
Başlıca şok
belirtileri
Huzursuzluk, endişe hali, aşırı
susama, dudakların kuruması, bulantı, kusma, soğuk ve nemli
deri. Nabız zayıf ve hızlıdır. Solunum yüzeysel ve hızlıdır.
Bilinç bozulur, uyku hali ve komaya doğru giden evreler
olabilir. Kan basıncında düşme olur.
Kanama nedeniyle olan
şokta
ilkyardım
Kan kaybı olunca
vücut bunu kendi çabalarıyla önlemeye çalışır. Damarlar
büzülür ve daralır.kalp atımı hızlanır. Eğer bunlar etkili
olmaz kan kaybı devam ederse şok gelişir. Kan kaybı
durdurulmalı ve ilkyardımın ABC si yerine getirilmelidir.
Eğer imkan varsa hastaya oksijen verilmelidir. Ayaklarının
altına bir yastık konularak ayaklar yükseltilir. Çok fazla
yükseltilmemeli solunum sıkıntısı oluşabilir. Şoktaki
hastaya ağızdan hiçbir şey verilmez. Çok susamış ise ıslak
pamukla ağız silinir. Kırık varsa sabit hale getirilmeli.
Hastanın üzerine battaniye örtülerek üşümesi
engellenmelidir.
Kanamalar
Damarlar atardamar, toplardamar, kılcal damar olarak
ayrılmıştır. Atardamarlar kalpten dokulara kan taşıyan
damarlardır. Atardamarlarda basınç yüksektir ve her kalp
atımıyla daha da yükselir.kılcal damarlar dokular arası
dağılmış olan küçük ince damarlardır. Toplar damarlar ise
dokulardan kanı tekrar kalbe getiren damarlardır.negatif bir
basınç vardır ve sürekli bir kan akımı vardır.
Atardamar kanamalarında kan nabızla birlikte kan ritmik
olarak fışkırır. Kısa sürede çok miktarda kan kaybına neden
olabilir. Toplardamar kanaması ise daha yavaştır ama
süreklidir.
Kanama tedavisi
1- Direk bası
uygulama:
En basit ve en etkili yoldur. Kanayan bölgenin üzerine
mikropsuz bir gazlı bez ile el ayası ile baskı uygulanır.
Kanama nedeniyle bezin dış kısmı ıslanırsa bez kaldırılmadan
üzerine bir bez daha konarak baskı uygulanır.
2- Basınç noktalarına
baskı: Büyük damarların kolayca
bastırılarak kan akımının kesilebileceği noktalarına baskı
uygulanarak kanama durdurulabilir bunlar genellikle nabız
noktalarıdır.
3- Turnike veya
boğucu sargı uygulaması: Turnike uygulaması
istenen bir uygulama değildir. Bütün yollar denendikten
sonra kanama durmazsa uygulanmalıdır. Alttaki dokuları ezme
damar ve sinirlere kalıcı zararlar verme riski vardır.
Turnike ince olmamalıdır. Genişliği 7-8 cm olmalıdır.
Sıkıştırma işlemi kanama durana kadar yapılmalıdır. Daha
fazla sıkılmaz 15 dk da bir gevşetilmeli ve kan geçişi
sağlanmalıdır. Elbise kolları vs turnikeyi ötmemelidir.
Hastaya turnike uygulandığı belirtilmelidir. Dikkatli
olunmalıdır.
Küçük dış kanamalar
Kısa süreli basınç uygulama kolayca
pıhtılaşmayı sağlar hiçbir zaman yaradaki pıhtı silinmez.
Yara kirli ise su ve sabunla yıkanır. Yaranın üzerine
mikropsuz sargı bezi ile baskı uygulanır. yara kolda elde
veya bacakta ise kalp seviyesinden yukarı kaldırılırsa
kanama durması kolaylaşır. Yaraya herhangi bir ilaç vs.
sürülmemelidir.
Büyük dış kanamalar
Kanama çok fazla olursa şok
gelişebilir. İlkyardımın ABC si unutulmamalıdır. Kanama
durdurulmaya çalışılır. Gerekirse turnike uygulanır.
Kol ve bacak kopmaları
Kopan kol ve bacak gibi uzuvların
yerine dikilmesi mümkündür. Güdük bölümüne baskı uygulanarak
kanama durdurulur. Kopan bölümler plastik bir torba içinde
buz dolu bir kaba konur. Buz ile doğrudan temas
engellenmelidir. Hasta hemen en yakın sağlık kuruluşuna
iletilmelidir.
İç kanamalar
Vücut boşluklarına olan kanamalardır. Karın
içi, göğüs içi veya kafa içi kanamalardır. Biriken kan
dışarı akmıyor olsa da damar içinden kayıp olduğundan şok
gelişebilir. Büyük kemik kırıklarında önemli miktarda kan
kayıpları olabilmektedir.
Hasta başı aşağıda ayakları hafif yükseltilerek yatırılır.
Boğazını sıkan şeyler kravat düğme vs. gevşetilir. Hasta
rahatlatılmaya çalışılır. Şok önlenmeye çalışılır. Hastada
başka yaralanma ve darbe olup olmadığı kontrol edilir.
Bilinç kapanır ise kalp atımı ve solunum varsa koma yatışına
getirilir. Üzerine battaniye örtülerek üşümesi engellenir.
En yakın sağlık kuruluşuna iletilir.
Delici göğüs yaralanmaları
Hemen göğüsteki delik kapatılır.
Göğüs içinde kanama varsa hasta sağlık kuruluşuna yarı
oturur biçimde iletilmelidir.
Burun kanamaları
Eğer kafatası kırığından kuşkulanılıyorsa
burun kanamasını durdurmak için uğraşılmamalıdır. 35 yaş
üzerinde burun kamalarında yüksek tansiyon akla gelmelidir.
Hasta oturtulur sakinleştirilir. Başı öne eğilerek kendisine
burun delikleri sıkıca tutturulur. Gerekirse buruna buz
torbası uygulanabilir. 30 dk üzerinde devam ederse sağlık
kuruluşuna iletilmelidir.
Kulak kanamaları
Kafa darbesi sonucu olursa çok önemlidir.
Kanama dış kulak veya iç kulaktan olabilir. Hasta yarı
oturur pozisyonda baş kanayan tarafa eğilir. Kulak ilaçsız ve
mikropsuz bir sargı bezi ile sarılır.
Saçlı deri kanamaları
Önemli miktarda kanama olur. Kafatası
kırığı olabileceği unutulmamalıdır. Bilinç kaybı varsa bu
ihtimal yüksektir. Doğrudan bası uygulanarak kontrol altına
alınabilir. İçinde yabancı cisim varsa doğrudan bası
uygulanmamalıdır. Simit sargı konulur.
Yaralar
Deriye gelen darbeler soncu kapalı doku zedelenmeleri
olabilir. Bu durumda ağrı ve şişlik meydana gelebilir. Bazen
morarma ve şişlik içinde kan birikebilir. Şiş olan bölgeye
sıkı bandaj uygulanır soğuk uygulanır. Yalnız bandaj kan
dolaşımını engelleyecek derecede sıkı olmamalıdır. Açık
yaralarda tetanos riski unutulmamalıdır bu neden tetanos
aşısı yapılmalıdır.
Yanıklar
1. derece yanık: yüzeysel yanıktır.kızarıklık ve ağrı
vardır. İz bırakmadan 1 haftada iyileşir.
2. derece yanık: cilt ve cilt altı dokularda yanmıştır.
Benekli kırmızı renkli kabarcık oluşumu vardır. Derideki
sinir uçları da zarar görmüştür. Enfeksiyon gelişmezse 2-3
hafta da iyileşir.
3. derece yanık: Deri tamamen yanmıştır. Alttaki kas
tabakasına kadar uzanır.
Tehlikeli yanıklar
Vücudun %30 dan fazlasının yanması,
solunum sistemini içine alan yanıklar, vücudun %10 dan
fazlasında 3. derece yanık olması, yüz, el, genital bölge
yanıkları, göz yanıkları, derin asit ve elektrik yanıkları,
boyunda halka şeklinde yanıklar.
Yanık yüzeye hiçbirşey örtülmez. Soğuk su ağrıyı azaltır.
Kabarcıklar patlatılmaz yanık alanındaki kolye yüzük bilezik
vs. çıkartılmalıdır. Elbiseler kesilerek çıkartılmalı
sıyrılmamalıdır.
Kimyasal yanıklar
Etken hızla uzaklaştırılmalı 10-20 dk bol
su altında tutulmalıdır. Daha sonra yumuşak sabunla yıkanır.
Sönmemiş kireç su ile karşılaştığında yakıcı etki gösterir.
Tozlar fırça ile alındıktan sonra bol su ile yıkanır.
Elektrik yanığından şüphelenilen her hasta durumu normal
olsa da hastanede değerlendirilmelidir.
Sargı ve ateller
Sargıların çok sıkı ve gevşek sarılmaması gerekir. El ve
ayak parmakları dışarıda kalacak şekilde sarılmalıdır.
Parmaklarda uyuşma karıncalanma morarma olduğu görülürse
sargı sıkı sarılmış demektir. Sargılar mikropsuz olmalıdır.
Ateller ise herhangi bir vücut bölgesini hareketsiz olarak
bırakmak için kullanılan desteklerdir. Kırık bacağa sağlam
bacağı kırık kola gövdeyi destek yapmakta mümkündür.
Mümkünse şişme ateller kullanılmalı bunlar kırığı her yönden
desteklerler. Tekrar tekrar kullanılabilirler.
Kırık çıkık ve incinmelerde ilkyardım
Kemik üzerine darbe
gelen yada zorlanma olan bölgelerde ağrı, şişme, kabarıklık,
olağan dışı görünüm, biçim bozukluğu, eklem olmayan yerde
eklem görünümü, kol veya bacağın boyunda kısalma, yarada
kırık uçlarının görülmesi. O bölgede kırık olduğunu
gösterir.
Kırık olup olmadığını belirlemeden hasta yerinden
oynatılmamalıdır. Eğer hasta kırık bölgesi hareketsiz hale
getirilmeden kıpırdatılmaya çalışılırsa kırık uçları kemiğe
yakın veya paralel uzana damar ve sinirlere zarar verebilir.
Hasta taşınmadan önce kırık atele alınmalıdır. Kırığın
ilerisindeki nabız kontrol edilmelidir. Atel kırığa yakın
yerdeki eklemi de hareketsiz hale getirmelidir. Açık
kırıklarda kanama kontrol altına alınır. Kırık bölgesinde
kopmuş kemik parçaları varsa dokunulmaz, kırık uçları uçuca
getirilmeye çalışılmaz. Hastaneye nakledilirken ağızdan
yiyecek verilmemelidir. Çünkü hasta ameliyat olacaksa bu
nedenle gecikebilir.
Çıkıklar
Hareketle artan ağrı olur. Yapısal şekil bozukluğu
olur. Hassasiyet vardır. Şişlik erken dönemde olmayabilir.
Hareket kısıtlılığı olabilir. Anatomik yapıyı iyi bilen
kişiler tarafından oturtulması gerekir. Burkulmalarda eklem
sabitleştirilir ve hastaneye iletilir.
Boyun kırığı
Kafası üzerine düşen kafasına darbe gelen
herkeste boyun kırığı akla gelmelidir. Ani frenlerde kamçı
hareketi sonrasında boyun kırığı oluşabilir. Hastanın boynu
boyunlukla desteklenmelidir. Hasta yerinden oynatılmamalı bu
konuda eğitim görmüş personelce taşınmalıdır.
Zehirlenmeler
Kusturulur. Alınan maddenin sulandırılması
için bol miktarda su veya süt verilir. Bilinç kaybı varsı
havale geçiriyorsa yakıcı madde içti ise petrol ürünü içmiş
ise kusturulmaz. Gaz zehirlenmelerinde hasta hemen açık
havaya çıkarılmalı oksijen verilmelidir.
Böcek, yılan
sokmaları
Yara bol su ile yıkanır. Hasta
sakinleştirilir. Yara bölgesindeki şişliğin 5 er cm altından
ve üstünden turnike uygulanır. Turnike venöz dolaşımı
engelleyecek arteryel dolaşımı engellemeyecek şekilde
sıkılmalıdır. Hastanın yürümesine izin verilmez. Isırılan
extremite atele alınmalıdır. Isırılan alanda diş izleri
arasında yarım santim derinliğinde kesi yapılır. Zorunlu
olmadıkça ağız kullanılmadan kanama sağlanır. İlkyardımın
ABC si yönünden izlenir. Yılan serumu uygulanmak üzere
hastaneye iletilir.
Soğuk ve donma
Yüzeysel soğuk çarpması: deri mumsu bir
görünüm alır. Dokunmakla serttir. Ellerde küntlük
hissedilir. Şişlik ve kabarcık olabilir. Hasta sıcak bir yere
alınır üşüyen bölge vücut ısısıyla ısıtılır. Doğrudan ısı
kaynağı ile ısıtılmamalıdır. Ovmaktan masajdan
kaçınılmalıdır.
Derin soğuk
çarpması, kısmi donma:
Dokunmakla his alınmaz. Travmadan
kaçınılmalıdır. 37.7-40,5 C arasında ısıtılır. Kabarcıkların
patlatılması tehlikelidir. |