Kadını hem fiziksel hem de psikolojik olarak değiştiren ve etkileyen hamilelik süreci, değişik adaptasyon mekanizmalarını gerektirir. İlk defa yaşananlar, bebeğe duyulan merak, geleceğe ve doğuma yönelik korku ve endişeleri beraberinde getirir.Bu dönemde anne adayının çevresinden göreceği anlayış ve destek kadar, kendi iç huzurunu bulabilmesi ve hayatı dengeleyebilmesi de büyük önem taşır.Yoga sadece hamilelik için başvurulacak geçici bir çözüm değil, yaşamın her evresinde özü ve dengeyi bulmaya yardımcı olacak bir meditasyon olmakla beraber, hamileliğin getirdiği farklılıkları özümseyebilmeye de büyük faydası olacaktır.

Gebelik sürecinde anne adayının vücudunda pek çok hormonal, fiziksel ve psikolojik değişimler meydana gelir.Öncelikle; bebeğin ana rahminde büyümeye başlamasıyla rahim de büyür ve ağırlığı artar.Buna bağlı olarak annenin vücut ağırlık merkezi değişir.Bu durum omurganın doğal yapısını bozarak bel sırt ve boyun omurlarında ve bacaklarda ağrılara neden olur.

Hormonal değişiklikler göğüslerde ve birçok eklemde daha önce hissedilmeyen bazı rahatsızlıklar yaratır.Uzun bir süre fiziksel aktivitelerdeki kısıtlanmalar ve hamileliğe bağlı değişen hormon yapısı kadının psikolojik dengesi üzerinde önemli ölçüde değişimlere neden olur.Tüm bu değişim sürecini sıkıntılar veya mutsuzluklarla geçirmek yerine, hamileliğin getirdiği farklılıkları özümseyebilmek için kökleri çok eskilere dayanan yogadan faydalanmak keyifli bir deneyim de olacaktır.

BEDEN, ZİHİN , RUH BİRLİĞİ

Yoga, Sanskrit dilinde “birleşme” anlamına gelir.Yani bedenin, zihnin ve ruhun birleşmesi…
İyi bir hamilelik dönemi geçirmek için bu üçünün tam bir uyum içinde çalışması gerekir.Bilinçli kişiler olarak beden sağlığımızı spor yaparak, entelektüel zekamızı kitap okuyarak, sinemaya giderek geliştirir, hayatın bize yüklediği sorumlulukları yerine getirmeye çalışırız.Ancak ne yazık ki ruhumuzu çoğu kez ihmal eder, onun için çok bir şey yapmaya çabalamayız. Dinlenmek, kısa seyehatlere çıkmak bizi bir süre rahatlatır, ancak önemli olan bu üçlünün , yani beden , zihin ve ruhun ortak olarak bir şey yapmasıdır.Buna yoga ile ulaşmak mümkündür.Çünkü yoga; anne olmak için çıktığımız yolculukta kafanızda yanıt bulmaya çalıştığınız sorular arasında, huzurlu bir alan yaratmanızı sağlar.

YOGANIN OLUMLU ETKİLERİ

Hamileler için hazırlanmış Asanalar daha çok kendini tanıma ve içe dönüş teknikleri ile birleştirilmiştir.Hamile kadını, anne olmaya ve huzurlu bir doğum yapmaya hazırlar.
Pranayama ile doğru nefes almayı öğrenir ve akciğer kapasitenizi artırır, dolayısıyla daha çok oksijenden faydalanırsınız.Yoga basit şekliyle yapılmış bile olsa, sadece vücudunuzu fiziksel olarak güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda çakra sisteminizi de uyarır ve dengeler.
Çakra, “çark” kelimesinin Sanskrit dilindeki karşılığıdır. Çakralar, vücudun her yerinde bulunan, her biri sağlık, mutluluk ve kendini iyi hissetme için önemli olan, belirli bir enerjiyi yayan bölgelerdir.
Asanalar uygulanırken bu enerjiler açığa çıkar ve bir iyilik hali oluşmaya başlar.Aynı zamanda bedenin dışında, bedeni bir eldiven gibi saran enerji “aura” da kuvvetlenmeye ve kalınlaşmaya başlar.Başlangıçta bu durum şehri düşmanlardan koruyan bir sur gibi, bizi dışarıdan gelen ruhsal travmalara karşı korur. Bu şekilde kişiler artık eskisi gibi her şeye alınma, çabuk kırılma ve pes etme duygularından kurtularak ruhen daha güçlü hale gelir. Zaman içinde ise kişi psikolojik travmalardan da korunmuş olunur.

Yoga, Sanskrit dilinde “birleşme” anlamına gelir.Yani bedenin, zihnin ve ruhun birleşmesi…
İyi bir hamilelik dönemi geçirmek için bu üçünün tam bir uyum içinde çalışması gerekir.

YOGA NE KADAR SÜRE YAPILABİLİR?

Yoga, kişi kendini rahat hissettiği sürece yapılabilir. Zaman içinde devam edip güç ve odaklaşma arttığı zaman bu süreç artırılabilir. Böylece dingin, neşeli ve sağlıklı bir ortam oluşur ki bu, bebeğiniz için en uygun atmosferdir. Çünkü içeride yaşayan bebek annenin adeta bir uzantısı gibidir; anne mutlu ve rahat ise bebek de mutlu, anne mutsuz veya sıkıntılı ise bebek de mutsuz olacaktır.

HAMİLELİKTE YOGAYA NE ZAMAN BAŞLANABİLİR?

Pek çok uzmana göre 12. haftaya kadar beklemekte yarar vardır.Buradaki amaç, bu gebelik haftasına kadar, vücuda gebelik değişimlerinin başlaması için zaman verilmesidir.

DOĞUM ANINDA YOGANIN YARARI OLUR MU ?

Yoga, doğum anında da gerginliği azaltarak doğumun daha kolay ve hızlı olmasına yardımcı olur. Çünkü doğum anında doğru alınan nefesler hem kişiyi psikolojik olarak rahatlatır hem de annenin oksijeni daha doğru şekilde kullanmasını sağlayarak doğumu kolaylaştırır. Ayrıca pranayama (solunum egzersizleri) normal doğumda kadının en büyük yardımcısıdır.

DOĞUM SONRASI YOGA

Doğum sonrası vücudun fiziksel ve ruhsal olarak hızla toparlanmasında yoganın çok faydası olabilir. Bu dönemde uygulanan Asanalar ile duruş bozuklukları düzeltilip, karın kasları hızla toparlanabilir. Pranayama çalışmaları ile daha huzurlu, daha dayanıklı ve sabırlı olunması sağlanabilir.

YOGADA NE NEDİR?

Asanalar: Temel duruş biçimleri.
Pranayama: Doğru nefes alma teknikleri, nefes kontrolü.
Mudra: Beyindeki bazı merkezleri uyaran el hareketleri.
Mantra: Bilinçli şekilde değişiklik yapmak üzere tekrarlanarak çıkartılan sesler.
İmgeleme: Kendi içimizde yarattığımız imajlarla çıkılan kısa yolculuklarda, bedenimiz ve ruhumuzda biriken negatif etkilerden arınıp tamamen pozitif etkilerle yenilenerek güçlenmek; adeta şarj olmak.

GEBELİKTE YOGANIN YARARLARI

Hamilelik süresince düzenli yapılan yoga programı ile kişinin fiziksel kondisyonu korunmuş olur.
Hamileliğe bağlı duruş (postür) bozuklukları en aza iner.
Solunum ve dolaşım sistemleri güçlenir.
Vücutta meydana gelen ödemler (el ve ayaklardaki şişmeler) ve özellikle son aylarda çok sıkça hissedilen kramplar azalır.
Karın kaslarını güçlendirerek ve masaj etkisi yaparak bağırsak hareketlerini rahatlatır.İştahın kontrol altına alınmasına yardımcı olur.

İç dengeleri güçlendirerek kişinin daha sakin ve daha konsantre olmasını sağlar.
Hamilelik ve gündelik yaşamın yarattığı bedensel ve zihinsel gerginliklerden uzaklaşarak, daha huzurlu ve doyumlu bir yaşama ulaşmayı sağlar
Stresi ve bedende biriken öfkeyi azaltır, hoşgörüyü artırır.
Bedeni ve bebeği sevmeyi artırır, kabullenmeyi ve bağlanmayı sağlar.